E-ticaret sitesi kurma maliyeti yazılımla bitmez. Ürün görseli, ödeme, kargo ve trafik kalemlerini kendi projelerimizden örneklerle ayırdık.
E-ticaret sitesi kurma maliyeti sorulduğunda çoğu kişi tek bir rakam bekler. Oysa bu soru, "bir ev kaça yapılır" sorusuna benzer: arsa, kaba inşaat, tesisat ve iç düzen ayrı ayrı hesaplanmadan çıkan rakam bir şey söylemez. E-ticarette de sitenin yazılımı toplam bedelin yalnızca bir kalemidir. Satışı asıl belirleyen kalemler çoğu teklifte hiç yazmaz.
Bu yazıda size bir fiyat söylemeyeceğiz. Bunun yerine bir e-ticaret bütçesinin hangi kalemlerden oluştuğunu, hangilerinin teklifte görünmeden sonradan önünüze çıktığını ve kendi projelerimizde bu kalemlerle nasıl karşılaştığımızı anlatacağız. Amaç, elinize gelen teklifi okuyabilmeniz ve sitenin açıldığı gün değil, açıldıktan altı ay sonra ne kadar harcamış olacağınızı önceden görebilmeniz.
Teklifteki rakam neyi kapsıyor
Bir e-ticaret teklifinde genelde şu kalemler yer alır: tasarım, ürün ve kategori sayfaları, sepet ve ödeme adımı, yönetim paneli, belki bir de kargo entegrasyonu. Bunlar sitenin iskeletidir ve gerçekten gereklidir.
Teklifte çoğu zaman yer almayanlar ise şunlardır:
- Ürün fotoğrafı ve videosu
- Ürün açıklamalarının yazılması ve ürünlerin panele girilmesi
- Ödeme altyapısının komisyonu ve kargo anlaşması
- Mesafeli satış sözleşmesi, gizlilik ve iade metinleri gibi yasal sayfalar
- Siteye ziyaretçi getirecek reklam ve içerik çalışması
- Açılıştan sonraki bakım, güncelleme ve hata giderme
Bu listedeki her kalem bir gün ödenir. Fark, teklifin içinde mi, yoksa site açıldıktan sonra ayrı faturalar olarak mı geleceğidir. Düşük görünen bir e-ticaret teklifi çoğu zaman bu kalemlerin tamamını size bırakan tekliftir.
Altyapı: hazır platform, açık kaynak ya da özel yazılım
E-ticaret sitesinin altyapısı için üç temel yol var ve her birinin maliyet yapısı farklı.
Hazır kiralık platformlar
Aylık ya da yıllık abonelikle çalışan hazır sistemlerde başlangıç hızlıdır. Sepet, ödeme ve kargo bağlantıları büyük ölçüde hazır gelir. Karşılığında her ay abonelik ödersiniz, tasarımda platformun izin verdiği kadar esneklik vardır ve sistemden çıkmak istediğinizde verilerinizi taşımak zahmetli olabilir. Bu yolu seçerken ilk yılın değil, üçüncü yılın toplamını hesaplayın.
Açık kaynak sistemler
Kendi sunucunuza kurulan açık kaynak sistemlerde yazılımın kendisi için lisans ödemezsiniz. Ödediğiniz şey kurulum, tema uyarlaması, eklentiler, sunucu ve düzenli güncellemedir. Güncellemesi yapılmayan bir açık kaynak mağaza, güvenlik açısından en riskli seçenektir. Bu yüzden teklifte bakımın kimde olduğu yazmalıdır.
Özel yazılım
İşinize göre sıfırdan yazılan bir sistem, standart bir mağazanın karşılamadığı bir ihtiyaç varsa anlamlıdır: özel ölçüye göre fiyatlanan ürünler, bayi ve perakende fiyatının ayrı tutulması, depo ya da muhasebe yazılımıyla birebir çalışma gibi. Başlangıç bedeli en yüksek olan yol budur. Standart bir ürün kataloğu için çoğu zaman gereksizdir.
Hangi yolun size uyduğunu belirleyen soru şu: ürününüzü satmak için standart bir sepetin yapamadığı bir şeye ihtiyacınız var mı? Cevap hayırsa, altyapıya ayrılan payı küçük tutup bütçeyi aşağıdaki kalemlere kaydırmak daha çok satış getirir.
Ürün görseli: en çok atlanan kalem
E-ticarette müşteri ürüne dokunamaz. Elinde yalnızca fotoğraf, video ve açıklama vardır. Bu yüzden görsel, bir süsleme değil, ürünün kendisi yerine geçen şeydir.
Bunu en net FMG Collection'da gördük. Firma Trendyol'a yeni giriyordu ve elinde tek bir ürün görseli yoktu. Pazaryerinde ürün, fotoğrafı kadar var: görseli olmayan ürün listeleniyor ama satmıyor. Üstelik koleksiyon hızlı değişiyordu; tek seferlik bir çekim birkaç hafta sonra işe yaramaz hale geliyordu. Biz de tek seferlik çekim yerine ayda iki-üç çekim günüyle koleksiyon değişimine yetişen bir tempo kurduk. Mankenli çekimlerde manken tedarikini de üstlendik.
Buradan çıkan ders şu: ürün görseli bir kerelik bir masraf değil, ürün yelpazeniz değiştikçe tekrarlanan bir giderdir. Koleksiyonu mevsimden mevsime değişen bir işletme için bütçeye yalnızca açılış çekimini değil, yıl içindeki çekim günlerini de yazmak gerekir.
Stüdyo kurmak yerine stüdyoyu ürüne götürmek
Görsel maliyetini belirleyen bir başka karar, çekimin nerede yapılacağıdır. Hülya Bridal'da haftada bir gün mağazaya gidip yerinde stüdyo kurduk; ürünler mağazadan çıkmadan çekildi. Marka sonradan Trendyol'a girdiğinde aynı arşiv katalog görseli olarak kullanıldı. Yani sosyal medya için üretilen içerik, ayrı bir çekim gerektirmeden satış kanalına da taşındı.
Teklif alırken şunu sorun: bu site için gereken görselleri kim üretecek, kaç ürün için, ve yeni ürün geldiğinde süreç nasıl işleyecek? Bu sorunun cevabı yoksa, sitenin açılış tarihi büyük ihtimalle görsel eksikliği yüzünden kayacaktır.
Ödeme, kargo ve yasal yükümlülükler
Bu kalemler çoğu zaman yazılım teklifinde "entegrasyon" diye tek satırla geçer. Oysa her birinin sitenin dışında, sizin adınıza yapılması gereken bir tarafı vardır.
- Ödeme altyapısı: Sanal pos ya da ödeme kuruluşu ile ayrı bir anlaşma yapılır. Her satıştan komisyon kesilir ve bu oran sağlayıcıya göre değişir. Teklifteki "ödeme entegrasyonu" yalnızca bağlantıyı kurar, komisyonu kapsamaz.
- Kargo: Kargo firmasıyla yapılan anlaşma, ürünün ağırlığı ve desisi gönderi başına maliyeti belirler. Ücretsiz kargo sunmak istiyorsanız bu bedel ürün fiyatına yansıtılmalıdır.
- Yasal sayfalar ve kayıtlar: Mesafeli satış sözleşmesi, ön bilgilendirme formu, iade koşulları ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin metinler sitenin açılışından önce hazır olmalıdır. E-ticaret yapan işletmelerin ETBİS kaydı da bu aşamada ele alınmalıdır. Bu metinlerin hukuki kontrolü yazılım firmasının değil, bir hukukçunun işidir.
Bu kalemleri baştan konuşmak, "site hazır ama satışa açamıyoruz" durumunu önler.
Trafik: açılıştan sonraki asıl bütçe
Yeni açılan bir e-ticaret sitesini kimse bilmez. Arama motorlarında görünmesi zaman alır, sosyal medyada da kendiliğinden bulunmaz. Siteye ziyaretçi getirmek, çoğu işletmenin hesabına hiç katmadığı ama aylık olarak süren bir giderdir.
Bu noktada kendi işimizden bir örnek, bütçenin nereye harcanması gerektiğini iyi gösteriyor. Altınış Kuyumculuk'un Antalya şubesi açılıyordu. Isparta'da bilinen bir marka, yeni bir şehirde sıfırdan tanınmak zorundaydı. Kuyumda müşteri mağazaya gelmeden önce ürünü görmek ve güven duymak istiyor; bunu sağlayacak ne görsel arşiv ne de bir erişim yapısı vardı.
Görsel tarafında takı ürün çekimleri, video çekimleri ve mankenli video çekimleri, altının parlaklığını koruyan kontrollü bir ışık kurgusuyla yaptık. Meta tarafında kampanyayı iki şeride ayırdık: geniş kitleye bilinirlik, ilgilenen kitleye etkileşim. 1 Ocak – 15 Mayıs 2026 döneminde bu çalışma şu sonuçları verdi:
- 2.685.701 gösterim
- 696.168 erişim
- 412 WhatsApp görüşmesi
Bu çalışmada ölçtüğümüz sonuç sipariş değil, WhatsApp görüşmesiydi. Yine de rakamlar e-ticaret bütçesi kuran herkes için önemli bir şey söylüyor: insanları ürüne getiren şey yazılım değil, ürünün gösterilme biçimi ve doğru kişiye ulaştırılmasıydı. Aynı görsel arşiv ve aynı kitle yapısı olmadan kurulan bir mağaza, açık ama boş bir dükkândan farksızdır.
Sitenin yazılımına harcanan bütçe, siteye kimse gelmezse hiçbir şey üretmez. Trafik kalemi bütçede yoksa, e-ticaret planı eksiktir.
Her işletmenin önce site kurması gerekmiyor
Buradan bir başka soru da çıkıyor. Ürün yelpazesi dar olan, satışın büyük kısmını yüz yüze ya da mesajla kapatan bir işletme için ilk adım tam kapsamlı bir e-ticaret sitesi olmayabilir. Önce görsel arşivi ve kitleyi kurmak, talebin hangi ürünlerde yoğunlaştığını görmek, ardından mağazayı bu bilgiye göre açmak daha az riskli bir sıralamadır. FMG Collection'da satış kanalı Trendyol'du; Hülya Bridal'da satış önce mağazadan yürüdü, marka Trendyol'a sonradan girdi. Her iki durumda da görsel arşiv kanaldan bağımsız olarak işe yaradı.
Açılıştan sonra: bakım ve sürekli işler
E-ticaret sitesi bir broşür değildir; her gün ürün, stok, fiyat ve sipariş değişir. Açılıştan sonra süren işler şunlardır:
- Yazılım ve eklenti güncellemeleri, güvenlik yamaları
- Sunucu, alan adı ve SSL sertifikası yenilemeleri
- Yeni ürünlerin çekilmesi, panele girilmesi ve açıklamalarının yazılması
- Kampanya dönemlerinde sayfa ve banner hazırlığı
- Sipariş, iade ve müşteri sorularının yanıtlanması
Bu işlerin hangisinin sizde, hangisinin ajansta kalacağı teklifte açıkça yazmalıdır. Kendi panelinden ürün girebilen bir işletme, her yeni ürün için ajansa yazmak zorunda kalan işletmeye göre hem daha hızlı hem daha ucuz çalışır.
Teklifleri karşılaştırmak için bir tablo
Elinizde birden fazla teklif varsa, rakamları yan yana koymadan önce şu satırlarla bir tablo hazırlayın:
- Altyapı: hazır platform, açık kaynak ya da özel yazılım; aylık ya da yıllık sabit giderleri
- Tasarım: işletmeye özel mi, hazır tema uyarlaması mı
- Ürün girişi: kaç ürün dahil, kim giriyor
- Görsel: fotoğraf ve video dahil mi, yeni ürünlerde süreç ne
- Ödeme ve kargo: yalnızca bağlantı mı, anlaşma desteği de var mı
- Yasal metinler: hazırlanıyor mu, kim kontrol ediyor
- Trafik: reklam ve içerik çalışması teklifte var mı
- Sahiplik: alan adı, sunucu ve site dosyaları kimin adına
- Bakım: teslimden sonra kaç süre, hangi kapsamda destek var
Bu tabloyu doldurduğunuzda çoğu zaman en düşük teklifin en çok boş hücreye sahip teklif olduğunu görürsünüz. Boş hücrelerin her biri, site açıldıktan sonra ayrıca ödeyeceğiniz bir kalemdir.
E-ticaret sitesi kurma maliyetini doğru hesaplamanın yolu, yazılım bedelini toplamın kendisi sanmamaktır. Yazılım mağazanın rafıdır. Rafa konan ürünün nasıl göründüğü ve rafın önünden kimin geçtiği, satışı belirleyen asıl kalemlerdir.
- e-ticaret sitesi kurma maliyeti
- e-ticaret sitesi
- ürün fotoğrafı
- pazaryeri
- Antalya web tasarım
- konu-1